- Hava koşulları uygun gidip, çiçekler açmış ve arılar çalışmaya başlamışsa , şubatın son haftası kovanlarda ilk kontroller yapılır. Bu kontrollerde ; sönen kovanlar varsa, ballı çerçeveleri alınıp , kovan kapatılır. Bu yolla yağmacılığa da meydan verilmemiş olur.
- Aç kovanlar varsa, ballı çerçeve verilir. Ballı çerçeve yoksa , şurup ile besleme yapılır. Bu besleme işlemi , kovanda aç kalma tehlikesi ile karşılaşılmadıkça yapılmaz. Çünkü, normal arılar erken beslemeye tabi tutulursa , fazlaca yavruya yatar. Bunun sonucu, soğuklarda yavruları üşütme olasılığı artar. Verilecek şuruplar 1 ölçü şeker, 1 ölçü sudan yapılır. Su kaynatılır. İnsan tenini yakmayacak kadar soğuduktan sonra şeker katılır ve eritilir. 5 litre şuruba 1 gr terramisin veya bir paket apimisin suda erimiş olarak ilave edilir.Yavru çürüklüğüne karşı, koruyucu olarakilaçlı şurupla besleme yapılır.
- Şubat ayında , ayrıca varroaya karşı mücadele yapılır. Çünkü, şubatta yavru ve yumurta yoktur veya az miktardadır. Yavrunun az olduğu dönem, varroa ilaçlaması için idealdir.Kullanılacak ilaçlar devamlı olarak değiştiği için ,Tarım İl Müdürlüğünden öğrenilmesi gerekmektedir.
- Bağlarda kış budamasına devam edilir.
- Anaçlıklarda asma çeliği kesimine devam edilir ve kesilen çelikler kum içine ters olarak bütünüyle katlanır.
- Uygun havada fidan dikimi yapılır.
- Ay sonunda birinci kış ilaçlaması yapılır.
- Sert ve rüzgarlı olmayan yağışsız günlerde ,sığırlar tımar edildikten sonra ahır dışına çıkarılır. Rutubetli ,temizlenmemiş taban ve toprak zeminlerin birçok mikroorganizmaların çoğalmalarına ortam hazırladığı ne bunların hayvanların sağlık durumlarının bozulmasına neden olduğu bilincine varılarak , diğer işler bittiğinde , derhal ahır temizlenip, zemine yataklık serilir.(Sap,saman , talaş gibi yataklıklar aynı zamanda hayvanlarda ısı kaybını da önler ).
- Kanatlı ve eklem bacaklı zararlılar, kış aylarında alçak basınçlı ve sıcak ahırlarda saklanırlar. Pencere, kapı ve vantilasyon yolu ile hava değiştirilir ve bu yolla zararlıların ahırda yerleşmeleri engellenir.
- Hayvanlar içeri alınırken ,ısı kontrolü yapılmalıdır.(Hayvanların fizyolojik uyum sağlamaları için,iç ve dış ısı arasında fazla bir fark olmamalıdır.)
- Sığırların yeşil yem ihtiyaçları , silaj yemler veya hayvan pancarı ile karşılanmaya başlanır.
- 4-8 aylık dişi danalara S.19 aşısı , doğumları yaklaşan sığırlara septisemi aşısı yapılır.Bütün sığırlara nokra için paraziter ilaçlama uygulanır.
- Sığırlar haftada bir kere veteriner hekim kontrolünden geçirilir.Doğum yapacak sığırlar ayrılır;hasta hayvan varsa ,derhal tedavisi yapılır.Doğum yapacak inekler, doğumlarına iki ay kala sütten kesilerek kuruya alınır.
- Bu ayda da meralara kesinlikle hayvan sokulmamalıdır.
- Havaların uygun gittiği günlerde bozulan çitler onarılır.
- Çiftlik gübresi veya suni gübrelerle besin takviyesi yapılır.
- Padoksların bakım ve onarımları ile ocak ayından arta kalan işler sürdürülür.
- Açılmış olan su kanalları ile drenaj çukurları kontrol edilerek temizliği yapılır.
Ilıman bölgelerde çim bakım zamanı Şubat ayı içinde başlayabilir.Ortaya çıkan solucanlarla savaşa yine bu ay içinde başlayabiliriz. ;Ancak Mart ayı gelmeden alanınızda biçim yapmayın.Eğer ekim yapmayı planlıyorsanız, havalar iyi gittiği sürece toprağınızı hazırlamaya başlarsınız.Şubat ayının ikinci yarısında Ege ve Akdeniz bölgesinde ekim yapmaya başlaya bilirsiniz.
Fındıklarda dişi çiçekler yani karanfiller iyice olgunlaşmışlar, erkek çiçekler diğer adıyla püslerde fenerlenmeye yani çiçek tozlarını yaymaya başlamışlardır.
Özellikle yağış olmadığı hele de hafif hafif esen rüzgarlı günlerde fındık bahçeleri sapsarı bir tül gibi görünmeye başlar. Bu, sarı renkli çiçek tozlarını rüzgarlarla uçarak karanfillere ulaşması ve döllenmenin başlayacağının işaretidir. Havalar bu ayda ne kadar güzel geçer, ne kadar içek tozu uçuşur ve karanfillere ulaşırsa ve döllenme ne kadar iyi olursa, o yıl ürün de o kadar bol olabilecek demektir. Elbet iyi ve bol ürün almak için, döllenen karanfilleri de iyi beslemek gerekir. Bunu için yanmış çiftlik gübresini bu adan itibaren verilmelidir.3-4 yılda bir kullanılan çiftlik gübresi ocakların çevresine dal izdüşümüne (dalların tam altına) gelecek şekilde 25-30 kg kadar ve kesinlikle toprağa karıştırılmak suretiyle verilmelidir.Unutulmamalıdır ki bir ton yanmış çiftlik gübresinde 5,5 kg azot, 2,5 kg fosfor, 5,5-6 kg potasyum ve diğer bazı bitki besin maddeleri bulunmakta, ayrıca verilen toprakların yapısını da iyileştirmektedir. Bu sıralarda, zarar yapmaya başlayan kozalak akarı’ nı ve kışı kozalak içinde geçiren filiz güvesi’ ni yok etmek için kozalakların elle toplanarak yakılması oldukça yararlıdır.İyi bir gübreleme; daha çok ürün, daha bol kazanç demektir. Kullandığımız çiftlik gübresi yanmamış ise , bahçemizin gübreden yeterli faydayı görmediği gibi ısırgan, böğürtlen gibi yabancı otlarla da bulaşabileceği unutulmamalıdır.
- Zararlı kış ve kenelerine karşı ağılda ilaçlama yapılarak ,yerlere yataklık serilir. Hayvan uyuzu ve kenelerine karşı , bu mevsimde toz veya pomat halindeki ilaçlar kullanılabilir.
- Koyunlarda zayıflama , çene altlarındaki şişlik , su toplanması görüldüğünde ,kelebek hastalığı(Distomatoz)olabileceği düşünülüp ,labaratuvar teşhisinden sonra, hemen kelebek hapı içirilmeli;yine hayvanlarda öksürük , burun akıntısı, ishal ,zayıflama, iştahsızlık varsa;akciğer, mide ve barsaklarda kıl kurdu yönünden teşhis yaptırılıp, zaman geçirmeden etkin ilaçlar ile tedavisi yapılır.
- Koyunlara bu ayda günde 250 gr.kesif yem verilir. Meraların kapalı olduğu ,silaj bulunmadığı veya kesif yemin çok pahalı olduğu ;yeteri miktarda sağlanamadığı zamanlarda, melas ve üre katılmış kuru ot besisi yapılabilir. Yemlemenin ağıl dışında yapılması tercih edilmelidir.
- Doğan kuzulara ve doğuran analara gerekli özen gösterilir. Kuzular doğum zamanlarına göre ,ayrı gruplara ayrılır. Üç haftalık kuzulara 50 gr.dan başlayarak yulaf kırması verilir.Yulaf miktarı her 15 günde bir arttırılır.
- Gerektiğinde kuzulara çiçek, ektima aşıları ile,septisemi serumları uygulanır.
- Çoban köpeklerine kuduz aşısı yapılır.